Düşünün bir sistem odasında yüz tane fiziksel server var. Bu serverlerin çalışması için elektrik, birbirleri ile haberleşme için kurulan network cihazları, rack kabinlerin kapladığı alan, soğutma giderleri, arızalandığı zaman ayırdığınız bütçe bakım giderleri peş peşe eklediğiniz zaman cebinizi yakacak tutarda bir rakam ortaya çıkacaktır. Oysa serverlerinizi Sanal ortama taşımış olsaydınız 100 tane sunucuyu bir rack dolaba sığdırarak bakım elektrik soğutma ve kapladığı alandan doğan giderler büyük oranda azalacaktır. 4 adet fiziksel server, bir network disk havuzu ile 100 adet serverı sanal olarak kontrol edebilirsiniz ve yönete bilirsiniz. BT çalışanları için en büyük kabus bir serverın bozulması ve yeniden kurulması işlemidir.Sanal sistemde ise mevcut serverın yedeklerini belirli zamanlarda alıyorsanız, bozulan serverın yerine yenisini koymanız en fazla 30 dakika sürmektedir.Ayrıca sanal ortama taşıdığız serverleri fiziksel ortama fiziksel ortamdaki serverleri sanal ortama kolayca taşıyabilirsiniz.
Sanallaştırma, bilgisayarlara bakış açımızı 180 derece değiştirecek bir buluştur. Bilgisayarların yarattığı bambaşka bir dünyayla karşılaşacağımız bilinmeyen sularda dolaşıyoruz. Kendi dünyamız içindeki bu küçük, yeni dünyanın ortaya çıkışını son yıllarda birbiri ardına çıkarılan çok çekirdekli ve hızlı işlemcilere borçluyuz aslında.
Sanallaştırmanın İngilizcesi Virtualization’dır. Intel bu teknolojiden neredeyse iki yıldır bahsederken, rakibi AMD de bu konuda boş durmuyor. Ama Enterprise mimarisi (sanallaştırmanın damgasını vuracağı düşünülen ortam) hakkında derin bilgileriniz olduğuna inanıyorsanız bile, daha yolun başında olduğunuzu söylememiz gerek. Bu yol öyle bir yol ki bugün sizin bilgisayarlara bakışınızı değiştirecek bir potansiyele sahip.
Her ne kadar sanallaştırma teknolojisi şu an sadece iş dünyası ve şirketleri hedefliyor gibi görünüyor olsa da ev kullanıcıları için de uygulama alanları var. Böyle bir teknoloji size fazladan bir işletim sistemi değil uygulama odaklı bir sistem sahibi olma fırsatı verir. Öte yandan tüm bilgisayarlardaki verileri yedeklemek giderek kolaylaşırken bu verilerin güvenlikleri de her geçen gün büyüyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Sistemin el verdiği sürece tek bir sanal makineyle sınırlı kalınmayacağı ve birçok sanal sistemi aynı anda çalıştırabileceğini bilmemiz gerekir.



