OrtakIBM.jpg
Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com
  • Üye Giriş

  • Arama

Anasayfa İş Ortaklarımız Sestek Tarihe göre etiket öğelerini görüntüle: Fortinet
Fortinet_logo

Fortinet firması, 2000 yılında ABD’de bütünleşik ağ güvenlik sistemleri geliştirmek ve üretmek üzere kurulmuştur. Fortinet’in kurucusu Ken Xie, NetScreen firmasının (daha sonra Juniper tarafından satın alınmıştır) kurucusu ve eski CEO’sudur. RZK Mühendislik ve Bilgisayar Sistemleri’de 2004 yılı başından beri Fortinet firmasının Türkiye tek yetkili Distribütörüdür.

FortiGate Bütünleşik Ağ Güvenlik ürünleri; 

  • Firewall
  •  VPN Gateway
  •  IPS (Intrusion Detection&Prevention - Saldırı Tesbit ve Durdurma) 
  •  Gateway AntiVirus (Ağ Geçidinde Virüs Kontrolü)
  •  Content Filtering (İçerik Filtreleme)
  •  AntiSpam
  •  Traffic Shaping (Trafik Biçimlendirme) fonksiyonlarını aynı cihaz üzerinde sağlayan ve tüm kapasitedeki ürünlerinde sınırsız kullanıcı lisansı olan Ağ Güvenlik sistemleridir.


FortinetÜrünlerin bir diğer ortak özelliği de; AntiVirüs, İçerik filtreleme, AntiSpam, IDP gibi Pattern-Matching (Kalıp Eşleme) mantığıyla çalışan uygulamaları, özel olarak tasarlanmış ASIC (Application Specific Integrated Circuit) üzerinde çok hızlı olarak yapmasıdır.
FortiGate ürünleri; 
Firewall
AntiVirus 
AntiSpam
IDS-IPS (NSS sertifikalı)
VPN (IPSec)
SSL VPN 

konularında aynı cihaz için 5 ayrı ICSA sertifikasyonuna sahiptir. Ayrıca Amerika, Kanada ve Avrupa hükümetleri ve Kamu kurumları tarafından aranılan Common Criteria (EAL 4+) firewall sertifikasyonuna ve FIPS 140-2 kriptografi uyumluluğuna sahiptir.

FortiGate sistemlerinin bir diğer özelliği de yukarıda anılan tüm fonksiyonlara sahip, Küçük Ofis ölçeğinden (FortiGate-50B), Telco Operator ölçeğine kadar (FortiGate-5000 serisi) yelpazede ürünlerinin olmasıdır.

Küçük Ofis ölçeğinden, Telekom Operatörü ölçeğine kadar her ölçekteki FortiGate Ağ Güvenlik Sistemlerinin ortak özellikleri şunlardır : 
Tek bir cihaz üzerinde bütünleşik Ağ Güvenliği. İlave yazılım ve donanım gerektirmez.
Tüm ürünlerde, tüm fonksiyonlar için sınırsız kullanıcı lisansı ve fiyatlandırmada sadelik.
ICSA Sertifikalı Güçlü SPI (Stateful Packet Inspection) Firewall. 50 Mbps Firewall Throughput değerinden, 56 Gbps Firewall Throughput değerlere kadar Firewall performansı.
ICSA Sertifikalı Gateway AntiVirus (Ağ geçidinde virüs kontrolü). Virüs, Trojan, Worm, Grayware’lere karşı koruma. HTTP, FTP, SMTP, POP3, IMAP, IM trafiğinde ve VPN tünelleri içinde Virüs tarama ve durdurma.
ICSA Sertifikalı IDS/IPS. 3000’den fazla Anomaly/Tehdit imzasını tanıma ve engelleme. Uygulama imzaları ile Firewall tarafından durdurulamayan uygulamaları engelleme. (P2P Uygulamaları vs.)
ICSA Sertifikalı VPN Gateway. Internet üzerinden güvenli kurumsal bağlantı. 
ICSA Sertifikalı SSL VPN Gateway 
ICSA Sertifikalı AntiSpam (FortiMail)
İçerik ve URL Filtreleme. 
- Temel içerik filtreleme özellikleri.
- FortiGuard Web/ URL Kategori filtreleme Servisi
İstenmeyen e-mail’leri engelleme; AntiSpam.
- Temel AntiSpam özellikleri.
- FortiGuard AntiSpam Servisi
Traffic Shaping; adres ve protokol bazında trafik biçimlendirme, bant genişliği kısıtlama.
WAN tarafında birden fazla Internet bağlantısını destekleme, Internet erişim yedekliliği ve yük paylaşımı (kural tabanlı - policy based). 
WAN tarafında PPPoE ve DHCP desteğiyle ADSL, G.SHDSL, Kablo, Frame Relay, Metro Ethernet ve Uydu teknolojileri ile yapılan internet bağlantılarıyla uyumlu çalışabilme.
Ağ yapısını değiştirmeden Transparent (bridge) olarak çalışabilme.
IM (Instant Messaging) için kullanıcı bazında yetkilendirme desteği. (Yahoo, MSN, ICQ, AOL)
Interface’ler arasında Router olarak çalışma, NAT, PAT desteği. 
High Availability (Ürün Yedekliliği ve Yük Paylaşımı). Aktif-Aktif ve Aktif-Pasif çalışma.
Grafik arayüzden HTTPS ve SSH üzerinden güvenli yönetim ve izleme. SNMP desteği.
SysLog server’a her tür Log tutabilme. 

Uluslararası bir IT araştırma kurumu olan IDC tarafından yapılan değerlendirmelere göre, hızla büyüyen UTM (Unified Threat Management-Bütünleşik Tehdit Yönetimi) sistemlerinin Ağ Güvenlik pazarındaki payı hızla artmaktadır. UTM sistemleri kategorisindeki ürünler, Firewall, VPN, IPS, Gateway AntiVirüs gibi teknolojileri tek bir sistem üzerinde bütünleşik olarak sunarlar. IDC’nin araştırmalarına göre, UTM Cihazlarının, Firewall-VPN Güvenlik Cihazlarına göre pazar payının aşağıdaki şekilde değişeceği tahmin edilmektedir; 
2006 Yılı Pazarı 2009 Yılı Pazarı
UTM Cihazları 1 Milyar USD 2,8 Milyar USD
Firewall/VPN Cihazları 1,4 Milyar USD 1,3 Milyar USD
IDS / IPS 0,9 Milyar USD 1,2 Milyar USD


Neden FORTINET ?
Fortinet, tüm işletme ve kurumların ve içerik, internet servis sağlayıcılarının karşılaştığı en kritik ihtiyaçların tümüne cevap veren network güvenlik çözümleri sunmaktadır. Fortinet, 6 ICSA laboratuar kategorisinde, belgelenmiş güvenlik çözümlerine sahip. Sadece nokta ürünleri sunan rakiplerinin aksine, Fortinet, emniyetli ve temiz bir iletişim ortamı sağlamak için gerekli tüm güvenlik uygulamalarını ve hizmetlerini bir araya getiren yenilikçi bir platform oluşturmuştur.

Uluslararası bir IT araştırma kurumu IDC’nin 2006, 2007 ve 2008 yılı satış verilerine dayanarak yaptığı araştırmaya göre Fortinet FortiGate Sistemleri ile, UTM (Bütünleşik Tehdit Yönetimi) teknolojisinin lokomotif firmasıdır ve araştırma yapılan dönemlerde UTM pazarında Dünya’da ilk sıradadır. 

Fortinet’in Güvenlik Sistemleri, Dünya’da 400.000’den fazla kurulu sisteme sahiptir. RZK Mühendislik firmasının desteği, çok sayıda kurulu sistem ve referansı ile ülkemizde de güvenlik pazarında ilk sıralardadır.
FORTINET'in üstün avantajları
Kendini ispat etmiş bir güvenlik yaklaşımı
Modern güvenlik teknolojilerinin üst sınırlarında çözümler sunar.

Yüksek performans
Performans sorunlarına yol açmadan güçlü bir güvenlik sağlamak için, Fortinet yüksek performanslı FortiASIC donanım çözümünü kullanır.

Düşük satınalma ve işletme maliyeti 
Kullanıcı başına değil kutu başına lisanslama ile maliyetleri düşürür.

Kaliteli müşteri hizmeti  

Eksiksiz Güvenlik Çözümü Fortinet aşağıdaki güvenlik çözümleri ile kuruluşlara tam bir koruma sağlar. 
FortiGate Güvenlik Sistemi (4 FortiGuard güncelleme servisi) 
FortiAnalyzer (Log ve Raporlama) 
FortiMail (E-mail Güvenliği) 
FortiManager (Merkezi Yönetim)
ForiClient (Masaüstü Koruma Sistemi)

 


Kategori Fortinet

VMware

Düşünün bir sistem odasında yüz tane fiziksel server var. Bu serverlerin çalışması için elektrik, birbirleri ile haberleşme için kurulan network cihazları, rack kabinlerin kapladığı alan, soğutma giderleri, arızalandığı zaman ayırdığınız bütçe bakım giderleri peş peşe eklediğiniz zaman cebinizi yakacak tutarda bir rakam ortaya çıkacaktır. Oysa serverlerinizi Sanal ortama taşımış olsaydınız 100 tane sunucuyu bir rack dolaba sığdırarak bakım elektrik soğutma ve kapladığı alandan doğan giderler büyük oranda azalacaktır. 4 adet fiziksel server, bir network disk havuzu ile 100 adet serverı sanal olarak kontrol edebilirsiniz ve yönete bilirsiniz. BT çalışanları için en büyük kabus bir serverın bozulması ve yeniden kurulması işlemidir.Sanal sistemde ise mevcut serverın yedeklerini belirli zamanlarda alıyorsanız, bozulan serverın yerine yenisini koymanız en fazla 30 dakika sürmektedir.Ayrıca sanal ortama taşıdığız serverleri fiziksel ortama fiziksel ortamdaki serverleri sanal ortama kolayca taşıyabilirsiniz.

Sanallaştırma, bilgisayarlara bakış açımızı 180 derece değiştirecek bir buluştur. Bilgisayarların yarattığı bambaşka bir dünyayla karşılaşacağımız bilinmeyen sularda dolaşıyoruz. Kendi dünyamız içindeki bu küçük, yeni dünyanın ortaya çıkışını son yıllarda birbiri ardına çıkarılan çok çekirdekli ve hızlı işlemcilere borçluyuz aslında.

Sanallaştırmanın İngilizcesi Virtualization’dır. Intel bu teknolojiden neredeyse iki yıldır bahsederken, rakibi AMD de bu konuda boş durmuyor. Ama Enterprise mimarisi (sanallaştırmanın damgasını vuracağı düşünülen ortam) hakkında derin bilgileriniz olduğuna inanıyorsanız bile, daha yolun başında olduğunuzu söylememiz gerek. Bu yol öyle bir yol ki bugün sizin bilgisayarlara bakışınızı değiştirecek bir potansiyele sahip.

Her ne kadar sanallaştırma teknolojisi şu an sadece iş dünyası ve şirketleri hedefliyor gibi görünüyor olsa da ev kullanıcıları için de uygulama alanları var. Böyle bir teknoloji size fazladan bir işletim sistemi değil uygulama odaklı bir sistem sahibi olma fırsatı verir. Öte yandan tüm bilgisayarlardaki verileri yedeklemek giderek kolaylaşırken bu verilerin güvenlikleri de her geçen gün büyüyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Sistemin el verdiği sürece tek bir sanal makineyle sınırlı kalınmayacağı ve birçok sanal sistemi aynı anda çalıştırabileceğini bilmemiz gerekir.

Kategori Sanallaştırma
Server

Dijital ortamdaki bilgi, günümüz iş dünyasının kritik bir bileşenidir. Bulunması ve yönetilmesi gereken bilginin hacmi, her geçen gün artmaktadır. Ayrıca, bugünün her saatinde erişilebilir olması gerekiyor.

Bilgilerinize, her hangi bir sebeple ulaşamamak, artık söz konusu bile olmamaktadır. Üstelik, Bilgi Teknolojilerine (BT) ayrılan bütçelerin azalmasıyla, hayata geçirdiğiniz her sistemin verimli ve uygun maliyetli olması yaşamsal önem taşıyor.

Veri depolama, eskiden, her sunucuya bağlı bir sabit disk ya da teyp sürücü içeriyor ve doğrudan bağlantılı veri depolama ya da DAS (Direct Attached Storage) olarak biliniyordu. Şimdi, bugünün iş dünyasındaki zorluklarla başa çıkabilmek için, daha esnek, akıllı ve kolay yönetilen veri depolama çözümleri gerekiyor. Bu yaklaşımın sunduğu yararlar ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Disk alanını yönetmek ve paylaştırmak için gerekli sürenin kısaltılması
  • Kritik uygulamaların, sürekli donanım arızası endişesi taşımadan çalışltırılması
  • Veri yedeklemesinin iş saatlerine sarkması durumunda sistem performansinda yavaslama olmamasi
  • Verilerin geri yüklenmesi gerektiğinde hedeflenen zaman aralığı içinde bitirilebilmesi
http://www.pro-line.com.tr/files/image/veridepo/veri10.gif

Veri depolama ağı nedir?

Veri depolama ağını anlamanın en kolay yolu, onu yaygın bir BT altyapısı çözümü olan yerel ağ (LAN) ile karşılaştırmaktır. Yerel ağlar, istemcilerin, uygulamalar, sunucular, paylaşımlı dosyalar ve yazıcılar gibi BT kaynaklarını paylaşmasını sağlar. Veri depolama ağları da benzer bir kaynak paylaşımı sunar; ama özellikle sunucuların, veri depolama cihazlarını ve veri depolama yazılımını paylaşması için tasarlanmıştır. Yerel ağlar, tüm şirketler için yararlı görülürken, veri depolama ağları, genellikle geniş bütçeleri ve uzmanlık düzeyinde bilgisi olanlar için uygun görülür. Oysa, durum böyle değildir.

Veri depolama ağları nasıl yardımcı olabilir?

Aşağıdakiler sizin de ihtiyaciniz ise, veri depolama ağları şirketinize kısa sürede yarar sağlayacaktır:

  • Verilerinizi yönetmek ve korumak için gerekli kaynakları azaltmak
  • Özellikle teyp yedeklemeleri ve geri yüklemeler için daha gelişmiş veri erişimine sahip olmak
  • Hemen ya da gelecekte veri depolama kapasitesini artırmak
  • Verimsiz ve dağıtık durumdaki veri depolama çözümlerini konsolide etmek
  • Farklı donanım üreticilerinden alınan sunucuları, tek bir veri depolama çözümü altında bütünleştirmek
  • Mevcut BT yatırımlarınızın etkinliğini artırmak
  • Yedekleme süresini, daha hızlı bir yedekleme teknolojisi ile kısaltmak
Kategori Veri Depolama

Sunucu (söylemeye alışık olduğumuz şekliyle: Server), herhangi bir ağ üzerinde bir programı veya bir bilgiyi farklı kullanıcılara/sistemlere paylaştıran/dağıtan donanım veya yazılıma verilen genel isimdir. Burada temel nokta, sunucuların bir bilgisayar ağına bağlı olması.

Donanımsal olarak sunucuların, sorunsuz çalışmak üzere inşaa edilmiş, güvenilir, çoklu kullanıcıya hizmet eden bilgisayar sistem(ler)i olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, PC Labs'ın bulunduğu bilgisayar sistemi bir sunucudur ve bu bilgiler Internet aracılığı ile siteyi ziyaret edenlere bilgiler dağıtılır/paylaşılır. Bilgisayar sunucularının yanında, yazılım sunucuları da mevcut. Örneğin, MySQL Server bir veritabanı sunucu yazılımıdır ve bunu bir sunucuya yüklediğimiz zaman bu sunucuya genellikle database server (veritabanı sunucusu) deriz.

Neden Sunuculara İhtiyacımız Var?

Sunuculara olan ihtiyaç, işlerimizi bilgisayar sistemleri vasıtasıyla yaptığımız ve bilgileri bu sistemlere depoladığımız zamanlarda ortaya çıkıyor. Günümüzde bilgisayar sistemlerinin kullanımını tartışmamıza bile gerek yok. Arrtık bir çok işletme bilgilerini merkezi noktada saklıyor ve bilgileri şuıbelerine/müşterilerine bu merkezden dağıtıyor. Merkezde bu bilgi saklama görevini yapan, sürekli çalışır halde olması gereken bilgisayar sistemi sunucudur.

Günümüzde, bilgisayar sistemlerinin sürekli çalışmasının çok önemli olduğu finans, sağlık, eğitim gibi sektörler var. Bu sektörlerde çok ufak zaman kayıpları, inanılmaz boyutta iş ve para kaybını beraberinde getirebiliyor. Hele hele bilgileri bütünlüğü ve sorunsuz bir şekilde saklanabilmesi firmalar için çok daha önemli hale geldi. Bir bankanın son 1 saat içerisinde yapılan işlemleri sunucu arızası nedeniyle kaybettiğini düşündüğünüzde, ortadaki kaybı görmek oldukça kolay olacaktır. Düzgün işlemeyen bilgisayar sistemlerinin bile çok para ve iş kaybına neden olduğunu zaman zaman canlı örnekleriyle görüyoruz. Örneğin Ziraat Bankası, yaptığı yazılımsal değişikliği nedeniyle geçtiğimiz aylarda çok büyük sorunlar yaşamış, bankanın müşterileri mağdur olmuştu.

Sunuculara olan ihtiyacımız işte burada ortaya çıkıyor. Yaptığımız işte, zaman, iş ve bilgi kaybı olmasını istemiyorsak sunucu sistemler işin içerisine giriyor. Sunucular, genelde yedekli yapılarla çalıştığı için, çalışmalarınız çok az durumda aksıyor. Örneğin, güç kaynağı arızasında ikinci güç kaynağı hemen devreye girerek durumu telafi ediyor veya herhangi bir disk arızasında diğer diskler veri kaybını engelliyor ve çalışmaya devam edilebiliyor. Bu konuyla ilgili çalışma örneklerini daha sonra vereceğiz.

Biraz geçmişe bakalım;

Aslında sunucu deyince geçmiş dönemlerde akıllara ilk olarak Mainframe'ler gelirdi. Mainframe, mini-bilgisayarların (yani günümüz masaüstü bilgisayarlarının) bağlandığı çok geniş bilgisayar sistemlerine verilen isimdir. Mainframe'i klasik bilgisayar sistemlerinden ayıran özelliği, kabaca, paralel olarak işleyen "bilgisayarcıklardan" oluşmasıdır. Örneğin, Mainframe'e has olan I/O kanalına takılacak her kontrolcü, kendisine ait disk, ethernet kartı, belleği kontrol edip, her kontrolcü farklı bir işletim sistemi çalıştırabiliyor. Mainframe'i esas güçlü kılan özelliği de bu. Mainframe'lerin eski yazılımlarla uyumlu olabilmesi, herhangi bir aksaklıkta hemen paralel sistemin devreye girerek hata oluşmasını engellemesi ve sistem çalışırken bile donanımları takıp çıkartabilme özelliği, sistem kaynaklarını paylaşabilen birbirinden tamamen izole şekilde çalışabilen sanal bölümleri, onun esas özelliklerini oluşturuyor.

Ancak Mainframe'ler bu kadar esnekliğin ve özelliğin yanında çok yüksek maliyet getiriyordu. Özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler için uygulaması ve kullanılması zor olan Mainframe'ler yerine, mini-bilgisayar olarak adlandırılan aslında masaüstü farkı olmayan bilgisayarlara Mainframe'in yapabildiği bazı özellikler kazandırılarak "sunucu" görevi yapmaya başladı. Bizim alışık olduğumuz "sunucu" ifadesi de buna tekabül ediyor. Mainframe'ler halen büyük organizasyonlar tarafından kullanılıyor (örneğin finans sektörü) ancak artık sunucu deyince aklımıza, sunucu işlevi yapmak üzere geliştirilmiş donanımları taşıyan mini-bilgisayarlar geliyor. Artık bildiğimiz sunucular aynı anda yüzlerce kullanıcıya hizmete edecek kadar güçlüler. Mainframe'in yaptığı birçok işi çok daha ucuza yapabiliyor ve günümüzde çok popülerler. Biz de bu sistemler üzerinde duracağız.

Klasik bilgisayarların da güçlendirilerek sunucu görevi görmesinde, hızlanan sistemlerin oldukça büyük payı var. Artık istemci sistemler (sunucuya bağlı olan bilgisayarlar), sunucu ile eş zamanlı olarak çalışıyor ve gerekli komutların işletilmesinde sunucuya yardımcı oluyor. Örneğin, istemci bilgisayardan çalışan muhasebe yazılımından rapor alacağız. Veritabanı sunucusuna komutlar gönderilerek, veritabanında bilgiler sunucunun işlem gücüyle gerçekleştiriliyor. Sunucudan alınan ham bilgiler, istemci bilgisayar tarafından tekrar işleme konup istenen rapor elde ediliyor. Tüm bu işlemler sadece sunucuya yaptırılacak olsaydı kuşkusuz daha güçlü sunuculara ihtiyaç olacaktı. Veya web sunuculardan bir örnek verelim. ASP, PHP veya JSP gibi kodlar web sunucusu tarafından işleme konurken, Javascript kodları veya sayfaların gösterilmesi istemci tarafından yapılıyor. Bir nevi iş paylaşımına gidiliyor.

5-10 yıl öncesinde sunucu belki de sistem belleği artırılmış bilgisayar gibiydi ama yeni donanımlarla birlikte güvenirlikte işin içine girdi. Zira sunucularda artık aranan esas özellikler, güvenilirlik ve sorunsuz çalışabilmesi.

Kategori Sunucu
Ortakarvento.jpg